Bizi takip edin

Ortadoğu

ÖSO ‘kuvayi zayi’ oldu

->

-> 1.547

Erdoğan’ın Kuvayi Milliye dediği ÖSO’cuların kayıplarını ne TSK ne de başka bir kurum veriyor. Cephede kırılan ve hırsızlıkla gündeme gelen ÖSO’cuları AKP ve TSK insandan saymazken, QSD Efrîn’in yanı sıra Ezaz’da da TSK-ÖSO’yu vurdu

TSK Efrîn’e yönelik işgal saldırısını ÖSO ile birlikte yapıyor. Erdoğan’ın Kuvayi Milliye’ye benzettiği ÖSO’cular ise daha çok tavuk hırsızlığı yaptığı görüntülerle gündeme gelirken, ağır kayıpları TSK tarafından bile görünmüyor. TSK, asker kayıplarına ilişkin de kuşkulu bilgiler verirken, QSD kayıplarını binlerle ve net rakamlarla açıklaması kuşkuları artırıyor. Zira asker ve ÖSO kayıpları konusunda net bilgiler vermeyen TSK’nin QSD kayıplarını net rakamlarla vermesi, cephede yaşanan hezimeti gizleme ve toplumu psikolojik savaşla teskin etme olarak yorumlanıyor.

Daha ilk gün anlaşmazlık

Türkiye’deki kamplarda eğitilen ÖSO’cular Efrîn’e yönelik saldırının ilk günlerinde Türkiye’nin sağladığı otobüslerle Kuzey Suriye’ye geçirildi. İşgal saldırısının ilk günlerinde TSK daha geri planda kalırken, ÖSO ön cepheye sürüldü. ÖSO burada ağır kayıplar verirken, TSK’nin uçak ve top bombardımanıyla verdiği desteğe rağmen 1-2 kilometreden fazla ilerleyemedi. Kimi zaman TSK’nin ağır bombardımanı ile girdikleri kimi yerlerden QSD’nin operasyonuyla geri çekilmek zorunda kaldı. İşgal saldırısında daha bir hafta geçmeden ÖSO ile TSK arasında anlaşmazlık çıktığına dair bilgiler gelmeye başladı. Ön cephede savaştırılmalarına tepki gösteren bazı ÖSO gruplarının TSK’ye “Biz böyle anlaşmamıştık, ön cephede birlikte yer alacaktık” diyerek tepki gösterdikleri öğrenildi.

Erdoğan da unuttu

Sahada bu anlaşmazlıklar sürerken, Erdoğan, ÖSO’yu “cesaretlendirmek” için, “ÖSO Kuvayi Milliye’dir” şeklinde açıklama yaptı. Saldırının ilk günleri Erdoğan ÖSO kayıplarını TSK kayıpları ile birlikte açıklarken, en son olarak 1 Şubat’ta “Bizim de gerek Mehmetçiklerimizden gerek sivil gerekse ÖSO’dan 20 civarında 25 kadar şehidimiz var” şeklinde açıklama yaptı. Bu açıklamadan sonra Erdoğan da hükümet çevreleri de bir daha ÖSO kayıplarıyla ilgili açıklama yapmadı.

TSK ÖSO’yu saymıyor

İşgal girişiminin başlamasından bu yana en şiddetli çatışmaların yaşandığı 10 Şubat’taki çatışmalar sonrasında TSK, 2’si helikopterin düşürülmesi sonucu olmak üzere 11 askerin yaşamını yitirdiğini açıklarken, ÖSO’nun kayıpları konusunda bir açıklama yapmaması dikkat çekti. QSD, işgal girişiminin başlangıcından bugüne kadar yüzlerce ÖSO üyesinin öldürüldüğünü açıklarken, ÖSO da kendi kayıplarını gizlemeyi tercih ediyor.

İşkence ve hırsızlıkla gündemde

TSK’nin kendi askerlerinden daha az kayıp vermek için öne sürdüğü ÖSO’cular ise daha çok işkence ve hırsızlıkları ile gündeme geldi. Çatışmalarda yaşamını yitiren QSD’li kadın savaşçıların cenazelerine yönelik yaptıkları işkence dünya kamuoyunda çok tartışıldı. ÖSO’cular sadece insanlık dışı uygulamalarıyla değil, hırsızlıklarıyla da gündemden düşmüyor. Köylülerin tavuklarını ve traktörlerini çaldıkları görüntüler ise, bizzat ÖSO çeteleri tarafından sosyal medyaya yüklenen görüntülerle ortaya çıkmıştı.


25. gün: QSD SİHA düşürdü

Öte yandan TSK-ÖSO/El Kaide güçlerinin Efrîn’e yönelik işgal saldırısında 25. güne girildi. 3 saatte alınması hedeflenen Efrîn’de direniş nedeniyle TSK-ÖSO/El Kaide güçleri her gün ağır kayıplar veriyor. Önceki gün düşürülen iki helikopterden sonra QSD bu kez de Ezaz merkezde ve Şera cephesinde ağır darbeler vurdu. QSD savaşçıları TSK-ÖSO/El Kaide güçlerinin Ezaz’daki karakol ve mühimmat deposunu vurdu. Eylemde 4 tankın imha edildiği ve 5 askerin yaşamını yitirdiği öğrenildi. Ayrıca bir cephane deposu tamamen imha edildi. Efrîn’in Şera cephesinde de TSK-ÖSO/El Kaide güçleri ağır kayıp verdi. Şera’nın Dersuwan, Ereb Weran köyleri ile Şimşek Tepesi’ne saldıran TSK-ÖSO/El Kaide püskürtüldü, çatışmalarda en az 23 asker ve ÖSO/El Kaide elemanı yaşamını yitirdi.

Helikopterden sonra SİHA düşürüldü

TSK’ye ait savaş uçakları ise sivil yerleşim yerlerini vurmaya devam ediyor. Cindirêsê ilçesine bağlı Derbalut köyü ve Dewa Tepesi savaş uçaklarınca bombalandı. Derbalut köyünde şiddetli çalışmalar yaşandığı belirtildi. Efrîn’de TSK’ye ait bir İnsansız Hava Aracı (SİHA) da düşürüldü. SİHA’ları, Erdoğan’ın dünürünün sahibi olduğu şirket üretiyor.

TSK yok sayıyor

TSK, dün Efrîn’e yönelik 24 günde yaşanan kayıplarıyla ilgili genel bir açıklama yaptı. Ancak bu açıklamada ÖSO’dan hiç bahsetmemesi dikkat çekti. TSK’nin yaptığı açıklamada Efrîn’e yönelik saldırıda dün itibariyle 31 askerin yaşamını yitirdiği iddia edilirken, 143 askerin de yaralandığı bilgisi verildi. TSK, sivil ölümleri yine inkâr etti.

İşte ‘Zeytin Dalı’ndaki DAİŞ/Nusra üyeleri

Efrîn’e yönelik işgal girişiminde ÖSO adı altında DAİŞ ve El-Nusralı çeteler de saldırılardaki yerini aldı. ANHA bu çetelerin bir kısmının kimlik bilgilerine ulaştı. Efrîn’e yönelik saldırılarda yer aldıkları ortaya çıkan kimi çetelerin bilgileri şu şekilde:

Mihemed Esed Felah:

Ebo Mustefa ismiyle bilinen Muhened Esed Felah, Hums’un El-Wear Mahallesi’nden. 2012 yılında çete gruplarına katıldı. DAİŞ ile birlikte Humus vilayetinde kaldı. 9 Aralık 2015 yılında çeteler Humus’tan çekilince İdlib’e geçti, daha sonra da Rakka’ya giderek orada DAİŞ ile birlikte çalışmaya devam etti. DAİŞ’in Rakka’daki yenilgisinden sonra Muhened Türkiye’ye kaçtı, buradan da Halep çevresine giderek ‘Ceyş El-Nuxbe’ çete grubuna katıldı. Muhened Esed Felah, şimdi de TSK ile birlikte Efrîn’e saldırıyor, Bilbilê cephesinde olduğu öğrenildi.


Elî Cedlen:

Halep’li. 2012 yılında ‘Ehrar El-Saxûr’ çete grubuna katıldı. 2014 yılında DAİŞ’e katıldı. Hirêtan köyünde daha sonra faaliyet yürüttü. DAİŞ’in bölgedeki etkinliği kırıldıktan sonra “Nûr El-Dîn El-Zenkî” çete grubuna katıldı. Bu çete grubuyla birlikte Henderat cephesinde yer aldı. Çeteler Halep’ten çekilmeye başlayınca Türkiye’ye kaçtı, TSK’nin Efrîn’e yönelik saldırıları başlamadan önce Suriye’ye döndü ve ‘Lîwa Sultan Murad’ tugaylarına katıldı.


Sed Şobek:

Ebû El-Bera ismiyle tanınan Sed Şobek, Halep’in kuzeyinde bulunan Kefer Naya köyünden. DAİŞ çeteleri 2013 yılında köylerine girdiklerinde onlara katılma kararı aldı. DAİŞ çeteleri Halep’in kuzeyinden çekilince de DAİŞ ile birlikte hareket etmeye devam etti. Türk devleti Efrîn’e yönelik savaşı duyurduğunda “Ceyş El-Nuxbe” isimli çete grubunun içinde yer alarak Efrîn’in Bilbilê ilçesinde QSD’ye karşı savaş cephesine katıldı.

Mihemed Cûma El-Xûl:

Halep’in Kerim El-Cebele semtindendir. Mari kentinden “Lîwa El-Muntesir’ isimli çete grubu içerisinde yer aldı. 2012 yılında da Halep’ten Cebhet El-Nusra’ya katıldı. Çeteler Halep’ten çekilince Mihemed “Lîwa El-Muntesir” isimli gruba katıldı. Xelîl köyü cephesinde şimdi QSD’ye karşı savaşıyor.

YPG devrimci Xalo’yu andı

YPG Efrîn Komutanlığı, ilerleyen yaşına rağmen direnişten vazgeçmeyerek YPG savaşçılarının yanında direnerek yaşamını yitiren Kürt devrimci Mıhemed Reşo’yu (Xalo) andı. YPG’nin açıklamasında şöyle denildi: “İlerleyen yaşını dinlemeyerek Öz Savunma Güçleri (HPC) ile birlikte savaşçılarımızın yanında direnen devrimci Mıhemed Reşo, devrimci sorumluluğu her daim yerine getirmiştir. Mıhemed yoldaşın şehadeti bir kez daha hepimize direnişin yolunun soluksuz devam edeceğini göstermiş ve savaşçılarımız ile halkın kol kola yürüttüğü bu direnişin zafere ulaştığını ve her daim ulaşacağını açıkça ortaya koymuştur.” Rojava-Kuzey Suriye Asayiş Güçleri Basın Merkezi ise Efrîn’deki direnişte yaşamını yitiren üç üyesini açıkladı.

Akar sınıra niye koşuyor?

YPG Resmi Sözcüsü Brusk Hesekê, Türk devletinin başarısızlıkları sonucu Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın sınır hattına geldiğini belirterek, “Hulusi Akar, işgalci ordusu ve bağlı terör gruplarının QSD’den ağır darbeler alması sonucu, yeni saldırı taktikleri vermek üzere sınıra geldi. Gelişinden sonraki 48 saatte daha büyük darbeler yediler. Görevden alınmalıydı ama tuhaf şekilde yine sınıra geliyor” dedi. Akar’ın ziyaretinin hemen ardından geçen 48 saatlik evrede QSD güçlerinin daha büyük darbeler vurduğunu belirten Hesekê, “Onlarca askerleri öldü. Yine helikopterleri güçlerimiz tarafından düşürüldü. Çok sayıda tankları imha edildi. Ezaz’da bulunan geri cephelerine kadar girilerek, noktaları yok edildi ve çok sayıda cephane ele geçirildi. Akar, taktiklerinin ardından alınan büyük darbeler nedeniyle görevden alınmalıydı” dedi.


Ceyş El Suwar Komutanı Mihemed Zaza konuştu:

DAİŞ ve Nusra ÖSO’ya çevrildi

Türkiye’nin himayesindeki ÖSO adı verilen gruplar ve TSK ile Efrîn’e yönelik başlattığı saldırı 25. gününe girdi. Ceyş El Suwar (Devrimciler Ordusu) çatısı altında birleşen güçler, gerçek ÖSO’nun kendileri olduğunu ve Suriye devrimi için yola çıktıklarını dile getirdi.

TSK ile birlikte Efrîn’e saldıran güçlerin ÖSO ile ilişkisi olmadığını belirten Ceyş El Suwar Komutanı Mihemed Zaza, “Türkiye çıkarları gereği hepimizi kullanmaya çalıştı. Türkiye, DAİŞ ve El Nusra’yı ÖSO’ya çevirdi” dedi. İdlib’in Nahsen ilçesinden olan Ceyş El Suwar komutanlarından Mihemed Zaza, Suriye devrimine katıldığını, İdlip’de 2013’te DAİŞ’le savaştıklarını kaydetti. Daha önce Türkiye’nin kendileri ile iletişim halinde olduğunu vurgulayan Zaza, DAİŞ’in gelişmesinden sonra Türkiye’nin kendilerine karşı politika değişikliğine gittiğini söyledi. Zaza, “Türkiye bizi Kürtlere karşı savaştırmak istedi. Fırat Kalkanı olarak grup oluşturdular. Biz de ilkin oradaydık, fakat Nusracılar gelince biz oradan ayrıldık. İdlip’de bulunan en üst Nusracılar şimdi hepsi Türkiye’de. Hepsi ÖSO’cu olduğunu söylüyor. Ama doğru değil. Efrîn’de şu an savaşanlar ÖSO’lu değil, çoğu DAİŞ ve Nusracılardır. Türkiye, DAİŞ ve El Nusra’yı ÖSO’ye çevirdi. İdlib ve Efrîn’i savaştırmak istiyor. Kimse buna gelmemeli. Bu politikalarını boşa çıkartacağız” dedi.

 Nazım Daştan-Selami Aslan/Efrîn-MA